• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. ZAAFİYET AKLIN YENİK DÜŞMESİDİR
28 Ocak 2017 - 20:05

ZAAFİYET AKLIN YENİK DÜŞMESİDİR

28 Ocak 2017 - 20:05
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

Zaaflarına yenik düşen ve zaafları tarafından yönetilen insan kontrolsüz ve tehlikeli bir insandır.

 

Zaaf nedir? Önce onu tanımlamak gerekir. Zaafı tanımadan ve ne olduğunu bilmeden kendimizi tanıyamayız ve bizim hareketlerimizin nedenini kavrayamayız. Türk Dil Kurumu sözlüğünde zaaf kelimesinin karşılığı olarak, “düşkünlük, irade zayıflığı, eksiklik ve yetersizlik” şeklinde açıklamalar mevcuttur.

 

Bu kadar açıklama yeterli midir, bilmiyorum. En azından bir fikir veriyor. Biz bu fikri daha da kuvvetlendirmek için zaaf hakkında gelin şöyle bir tanılama yapalım: “Zaaf, insanın kendisini kaptırdığı ve etkisinde kaldığı nefsani arzular ve içinden gelen zararlı duygulardır.” Zaafiyet, esas olarak aklın yenik düşmesidir. Nerede zaaflara göre bir hareket varsa, orada akıl yoktur.

 

“Zaaf zaaf” diyoruz da, “bu zaaf nerededir?” Zaaf, insanın içindedir, ancak neresindedir?

 

İnsanın zaafının nerede olduğunu görmek elbette mümkün değildir. Çünkü, zaaf dışarıdan görünen bir uzuv ya da insanın içerisindeki görünmeyen bir uzuv değildir. Zaafı göremeyiz, ancak hissederiz ya da fark ederiz. Zaafiyet insandaki duygu ve düşüncelerde saklıdır. İşte o duygu ve düşünceleri etraflıca öğrenmek ve araştırmak gerekir. Bir cerrah nasıl ki, ameliyat yaptığı hastanın uzuvlarına neşter atar ve iç uzuvlarını görür, aynı bir cerrah gibi, içimizdeki duygu ve düşüncelere neşter atmak ve bu duygu ve düşünceleri araştırmak gerekir.

 

Zaaflarımızı şundan dolayı araştırmak gerekir. Çünkü, insanın zaafları onu yönetmeye başladı mı, kontrol insandan çıkıyor ve o insan en tehlikeli bir hal alıyor. İşte bundan dolayı zaaflara yenik düşmemek ve onun kontrolüne girmemek için bilmek ve araştırmak gerekir.  

 

Şunu net olarak ifade etmek gerektir ki, “bazı insanları zaafları yönetiyor.” Zaafları tarafından yönetilen insanlar esasında çok da insan sayılmazlar. Çünkü, zaaf devreye girdiğinde akıl gider. Akıl gittiğinde de insan gider. Zaaflarının esiri olan ve zaafları peşinde koşan insan aklını bir tarafa koymuş ve nefsinin peşine takılmıştır.

 

Hz. Mevlana (ra) der ki; “Allah (cc) melekleri yarattı, onlara akıl verdi. Hayvanları yarattı onlara şehveti verdi. İnsanlara ise hem aklı ve hem şehveti verdi. Aklını kullanan ve şehvetini dizginleyen insan, meleklerden üstündür. Şehvetinin peşinden giden ve aklını kullanmayan  insan hayvanlardan daha aşağıdır.”

 

Evet, zaaflardan en tehlikelisi “şehvet”tir. Şehvet dediğimizde bunun içinde hırs vardır, öfke vardır, gazap vardır, hiddet vardır. Bu sayılan duygu ve düşüncelerin hepsi de insanı aşağılık ve alçak duruma sokan zararlı şeylerdir. Öyle ki, bu durumdaki bir insan, yani zaaflarına esir olan ve şehvetinin peşinde koşan, aklını bir tarafa bırakan insan, insanlıktan çıktığı gibi, hayvan olarak da kalamıyor ve daha da aşağılara iniyor.

 

İnsan şehvetine yenik düşerse, etrafındakilere zulmederse, öfke kusarsa, şiddet uygularsa bunların hepsi de zaaflar tarafından yönetilen insana özgü birer olumsuz durumlardır.

 

Bir insan düşünün tam hayvansal özellikler gösteriyor. Yani, aklını değil de her daim hırsını ve öfkesini gösteriyor. Her daim sert ve şiddet içerisinde davranıyor. Etrafına zulmediyor. İşi gücü hep nefsi ve hep şeytani işler yapıyor. Bu tipteki bir insan, insan olabilir mi? Bu tipteki insan, insan olamayacağı gibi, kontrolsüzdür de.

 

Kontrolsüz arabadan yani gazı olup da freni olmayan arabadan korkarsın da, kontrolsüz insandan neden korkmazsın? Kontrolsüz insan aklının değil zaaflarının peşine takılmış da giden insandır, kork ondan.

 

Kontrolsüz insandan korkulur. Çünkü bu tipteki bir insan (ya da insan görünümlü aşağılık biri) devamlı surette öfkeli, hiddetli, hırs içinde hareket eder. Onun yöneticisi kendisi değildir. İpler başkasının elindedir. İpler zaaflarının elindedir. Zaafları da şeytanın ve nefsinin kontrolüne kaptırmıştır. Zaafları tarafından yönetilen insan kontrolsüz insandır. Nasıl ki kontrolden çıkmış arabanın en sonunda varacağı yer ya bir başka arabayla çarpışmak ya da şarampole yuvarlanmak ise, zaaflarının kontrolüne girmiş bir insanın varacağı yer de aynıdır. Bir gün bir yardan aşağıya yuvarlanır ya da bir sert cisme çarpar da mahvolur gider.

 

Bu kötü duruma ve bu berbat akıbete düşmemek için ne gerektir? Aklımızı ve fikrimizi kullanmamız gerektir. Zaaflar aklımızı kapatmasın, zaaflar aklımızı kullanmamıza engel olmasın.

 

Gelin hep birlikte aklımızı kullanalım ve huzuru bulalım.  Bunun için şu silsileyle hareket edelim:

 

"İman öncedir, ihlas ondan sonra gelir.

Salih amel öncedir, ilim ondan sonra gelir.

Doğruluk öncedir, iyilik ondan sonra gelir.

Takva öncedir, ibadet ondan sonra gelir.

Muhabbet öncedir, samimiyet ondan sonra gelir.

Sabır öncedir, şükür ondan sonra gelir.

Akıl öncedir, şuur ondan sonra gelir.

Ahlak öncedir, güven ondan sonra gelir.

Kendini bilmek öncedir, huzur ondan sonra gelir."

 

Evet, “kendini bilmek” ile “huzur” arasında sarsılmaz ve kuvvetli bir bağ var, ona işaret ettim.  Zaaflarının peşinde koşmayan ve zaaflarını dizginleyen insan kendini bilen ve huzurlu insandır. Zaaflarının peşinde giden ve nefsinin emrine giren insan da huzursuz insandır.

 

Allah (cc) bizleri zaaflarının peşinde koşan kontrolsüz insanlardan ebeden korusun ve onlardan en uzak eylesin. Bu Dünya’da ve Ahirette onlarla bizi asla karşılaştırmasın. Onlarla yan yana getirmesin ve bizi onlarla aynı ortamda bulundurmasın.

 

Rabbim bizi aklını kullanan ve aklıyla hareket eden kullarından eylesin. Amin.

 

Ve bizleri şuurlu eylesin. İslamî şuur içerisinde akıl ve ahlak sahibi eylesin. Amin.

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim