Reklam
Bugun...
ÖNCE AHLAK

AHMET SANDAL
sandalahmet@hotmail.com
facebook-paylas
 


ÖNCE AHLAK - 1

Ahlakın dereceleri kısım kısım yükselir. "Başkalarının iyiliği için kendisini feda etmek", ahlak ve fazilette en zirvedir. Bunu ancak, Peygamberler, Allah'ın evliya ve salih Kulları başarabilir. Ahlakın en taban, en alt seviyesi ise "sana yapılmasını istemediğini başkasına yapmamaktır." Bunu herkes başarabilir. İnsanlar işte ahlakın, bu en basit seviyesini yerine getirseler, Dünya adeta Cennet olurdu.

ÖNCE AHLAK - 2

Ahlak ile bencillik birbirine taban tabana zıttır. Ahlak kuralları adaleti emreder. Bencillik kuralları ise ne olursa olsun tüm hak ve imkanların kendine yönelmesini ister. Bir kişi bencil ise aynı zamanda ahlaksızdır da.

ÖNCE AHLAK - 3

Ahlak ile ahlaksızlık, her ikisi de yayılıcı bir özelliğe sahiptir. Bu hususu en iyi hangi veciz sözle ifade edebiliriz bilmiyorum. Ancak, "üzüm üzüme baka baka kararır" sözü müthiş bir hakikattir. Aynı şekilde, Sevgili Peygamberimizin (asm), "kişi arkadaşının dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin" Hadis-i Şerifi de her zaman aklımızda ve kalbimizde bulunmalıdır. Bu tespitler ışığında rahatlıkla söyleyebiliriz ki, hem ahlak, hem de ahlaksızlık, kişiler üzerinde tesir eder. Ahlaklı bir insanı gören ondan örnek alır. Ahlaksız bir insanı gören onun etkisinde kalır. Bize düşen ahlaklı insanların yaygınlaştırmaktır. Ahlaklı insanlar yaygınlaşırsa, toplumda ahlak da yaygınlaşır ve kökleşir.

ÖNCE AHLAK - 4

Ahlak eğitiminde en büyük görev ve en asli vazife ailelere düşmektedir. Çocuklar doğuştan itibaren, ahlak kurallarını ve temel davranış kurallarını öncelikle anne ve babasını örnek alarak öğrenirler. Bir çocuğun 0-6 yaşı aralığındaki dönemi, öğrenmeye en açık olduğu ve ne verirsen ver, alıp da zihnine kaydettiği bir dönemdir. Bu yaş aralığında çocuklarına iyilik ve doğruluk aşılayanlar iyi ve terbiyeli bir çocuk yetiştirmede sağlam bir temel kurmuşlardır.

ÖNCE AHLAK -5

Allah (cc) adaleti ve doğruluğu emreder. Şeytan ve nefsimiz ise adaletsizlik ve eğrilik yönünde bize vesvese verir ve aklınızı çelmeye çalışır. İşte bakın Yüce Rabbimiz ne buyuruyor. Dinleyelim ve uyalım:"Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendini, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şâhidlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır." (Nisa Suresi, 135) Bu ayet vicdanlı insanları adeta tir tir titretecek özelliktedir. Bir insanın kendi ana ve babası dahi olsa, "önce adalet" deyip de, onların aleyhine bir durum söz konusu ise, adaletin gereğini yapması, çok çok zor olsa da, bir emirdir ve uyulması gerekir. Bu ayeti duyduktan sonra, nefsim isyan ediyor ve bana "anne ve babanın, hatta bir yakınının hakkı olmasa da lehine davran" diyor. Halen de bu vesvese devam ediyor. Bu vesveselere değil, ayetlerdeki emirlere uymalıyız. Cennet kolay değil. Bir mücadele gerekir. Nefis ve şeytan ile mücadele etmeden, cennete gideceğini sanan, aldanır.

ÖNCE AHLAK - 6

Meşhur bir tartışmadır. İnsanlar, neden ahlaklı olurlar? Ahlakın kaynağı nedir? Bu tartışmada iman tarafını tutanlar, ahlakın kaynağının, ahiret inancı ve Allah korkusunda olduğunu ifade ederler. Bu hususta Üstad Mehmet Akif Ersoy şöyle seslenmektedir:"Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır; fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır. " Burada gerçek olan şudur ki, nefsimiz ve şeytan bizlere hep kötülüğü ve zararlı şeyleri emretmektedir. Nefsin veşeytanın iyi bir şeyi emrettiği ve iyiliği istediği ezelden ebede görülmüş ve duyulmuş bir şey değildir. Bu ikisi, melanet çetesi gibidir. Bizim başımızın belalarıdır. Bu iki şer cephesine karşı aklımızla ve kalbimizle mücadele edeceğiz ve yeneceğiz, İnşaallah. Eğer yenmez isek, ahirette bizi cehennem ve azap bekliyor. İşte bu iman ve korku ile herkes ahlaklı olmak durumundadır. Olmuyorsa, korkmuyorsa ve ahlaksızlığı seçiyorsa, ona da şu hakikat yeter: "Zarara kendi rızasıyla girene merhamet edilmez."

ÖNCE AHLAK - 7

Ahlaklı insanların şu meziyetleri vardır: "Merhamet, şefkat, cömertlik, metanet, feraset, zerafet, doğruluk, dürüstlük, iyilik, hayır-hasenat, hoşgörü, sevgi, muhabbet, letafet, izzet, iffet, adalet, sabır ve şükür." Bir kişi bu özelliklere sahip değilse ahlaklı olduğunu söyleyemez.

ÖNCE AHLAK - 8

Bir hadis-i şeriflerde Sevgili Peygamberimiz (asm); "haklı da olsa, sürtüşme ve münakaşayı terk eden kişiye, cennetin çevresinde bir köşk verileceğine; şaka da olsa, yalan söylemeyen kimseye, cennetin ortasında bir köşk verileceğine; ahlakını güzelleştirene de cennetin en yüksek yerinde bir köşk verileceğine kefilim" buyurmuştur. Ahlak güzelliktir, iman ve ibadetle birlikte insanı Cennete ulaştırır. Ahlaksızlık da çirkinliktir, insanı cehenneme götürür. Allah (cc), ahlaklı olup da Cennete ulaşanlardan eylesin. Vesselam.



Bu yazı 2034 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



9 + 4 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Haber sitemizi nasıl buldunuz?


YUKARI