Reklam
Bugun...
Reklam
ETKİLİ İLETİŞİMİN TEMELİ KURAN'DA VE HADİSLERDEDİR - 2

AHMET SANDAL
sandalahmet@hotmail.com
facebook-paylas
 


ETKİLİ İLETİŞİMİN TEMELİ KURAN'DA VE HADİSLERDEDİR - 2

Yazımızın ilk bölümünü geçen gün yayınlamış ve kısmetse “üç bölümden oluşacağını” belirtmiştik. Geçen bölümde etkin iletişim nedir sorusunun cevabını araştırmış ve genel bilgiler vermiştik. Yazımızın bu ikinci bölümünde, Etkili İletişimin Temellerini Kuran’dan bazı ayetler ve Hadislerden bazı örneklerle açıklamaya çalışacağım.

Yazımın birinci bölümünde de belirttiğimiz üzere, etkili iletişimde “bizcil dil” kullanmak, hilm ve yumuşaklık içinde olmak, “insanlarla aramızda duvar değil köprü oluşturmak” temel maksat ve gayedir. Etkin iletişim esasta buna hizmet eder. Etkin iletişim her yerde lazımdır. Sokakta, evde ve işyerinde, velhasıl her yerde bir ihtiyaçtır. Hele günümüzde insanların “kaplumbağa gibi” kabuğuna çekildiği, güvenin kaybolduğu, bireyselleşmenin yaygınlaştığı, komşulukların sona erdiği, sokaklardan “selamın kalktığı”, insanların yollarda birbirine ters ters baktığı ve “ben ben” hitaplarının her yeri kapladığı bir ahvalde, etkin iletişim her yere ve herkese lazımdır.

Etkin iletişim herkese ve her yere lazımdır da, bunu neden “yeni keşfetmiş” gibi davranıyoruz ki! Bu hususta, Yüce Rabbimiz (cc) Kur’an-ı Kerim’de ve Sevgili Peygamberimiz (asm) Hadis-i Şerif’lerde, bundan 14 asır önce, hayatımızın diğer alanlarında olduğu gibi, etkin iletişimde de en insanî ve en mantıklı yolu ve yöntemi göstermemiş mi? Göstermiş. Peki neden onları uygulamıyoruz da, “şu adam bunu söyledi, şu adam böyle yaptı” deyip de, sanki yeni bir şeyler icat etmişler gibi, bazı adamların peşine takılıyoruz ki!

Maksat insanlar arasında “bizcil dil kullanmak ve köprü kurmak, gereksiz duvarları yıkmak”, insanlar arasında en güzel ve en hoş iletişimi kurmak ise, bakın ve alın size, Kur’anî metod ve Peygamberi hayat tarzı!

Sözü uzatmayayım ve konumuzla ilgili bazı ayetleri ve hadisleri madde madde sıralayayım:

1- "Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever." (Al-i İmran, 159)

2- Ebü Müsa (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) herhangi bir işi için bir adam gönderse şu tembihte bulunurdu: "Sevindirin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın." (Ebü Dâvud, Edep 20)

3- "Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!"(Müslim, îman 93-94)

4-  “Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti. Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır. Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm. (Lokman, öğütlerine devamla şöyle demişti:) Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır. Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir. Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir. (Lokman Suresi, 13-19)

5- “Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi mümin kardeşine yapma!” (Hadis-i Şerif)

Daha bu ayetler ve hadisler gibi binlercesini buraya yazarım. Ancak makale değil, o zaman kitap yazmış olurum.

Yukarıdaki ayetler ve hadislerde etkin iletişim açısından nelere dikkat edeceğiz? “Lokman’ın Oğluna hitap ederken kullandığı dile” ve “Yavrucuğum” hitabına bakın. “Annen ve Baban, Allah’a isyankâr olsalar dahi, bu Dünyada onlarla iyi geçinin” tavsiyesine bakın. Lokman’ın diğer tavsiyelere bakın. Mesela, “küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt” tavsiyelerine bakın. Sevgili Peygamberimizin (asm) insanlara verdiği öğütlere bakın.

Daha ne yazayım? Herşey ayan-beyan bellidir. Kuran ve Hadis-i Şeriflerin çizdiği istikamette yürüyenler, mütevazi, hoşgörülü, sabırlı, kanaatkâr, iyi, doğru ve salih insanlar, en etkili iletişimi insanlar arasında kurarlar ve uygularlar. Vesselam.

(Yazımızın üçüncü bölümünde görüşmek üzere. Allah’a emanet olun.)

Ahmet SANDAL



Bu yazı 2572 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



3 + 7 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Haber sitemizi nasıl buldunuz?


YUKARI