• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
  • İLÇE
  • SİYASİ
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • SPOR
  • DÜNYA DİN BÖLGESEL MEDYA İNTERNET
  • Ara
SON DAKİKA:
10:42
BAŞKAN MEHMET AKPINAR’DAN TARİHÎ KAPALI ÇARŞI ESNAFINA ZİYARET
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. AHMET SANDAL
  3. DOĞAL OLMAK / SADE KALMAK
18 Aralık 2016 - 11:27
Güncelleme: 18 Aralık 2016 - 11:28

DOĞAL OLMAK / SADE KALMAK

18 Aralık 2016 - 11:27
Güncelleme: 18 Aralık 2016 - 11:28
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
[email protected]

İnsan doğallıktan ve sadelikten uzaklaştıkça güzellikten ve estetikten de uzaklaşıyor. Doğal ve sade olan güzeldir. Doğal ve sade olan çekicidir. Doğal olmayan insanlar itici ve sevimsiz olurlar.

Günümüzün en büyük problemlerinden birisi, çağımızın en büyük meselelelerinden birisi “kendi asıl özünde olanları değil de yapmacık ve sahte davranışların sergilenmesidir.” Her yerde, her mevkiide, her görevde, toplumun bir çok alanında insanlar sahte gülüşlerle, görünüşteki ilgilerle işi idare etme yarışında. “Nasılsın” diye sormalarımız, adetten sormalar olmuş. Çünkü “nasılsın” diye sorduğumuzda esasında cevap da beklemiyoruz. Sorup da gidiyoruz. Cevabını duymuyoruz dahi. Adetten ve sureta sorduk ya, cevabını önemsemiyoruz. İşte bundan dolayı, “nasılsın” diye sormalarımız değersizleşiyor.

Samimi olmayan ve içerisinde riya olan her tavır ve davranış, esasında değersizdir. Değersiz olduğu kadar, çirkindir de. Evet, insan yapmacık ve kendinden olmayanları sergiledikçe çirkinleşiyor. Çirkinleşen insan da sevilmiyor. Çirkin insan dediğimde de sakın fizik ve beden yönünden bir mana anlaşılmasın. Asıl çirkinlik beden ve yüz çirkinliği değil, ruh ve fikir çirkinliğidir.

Günümüzün insanı ruh güzelliğine önem vermiyor. Çağımızın insanı beden güzelliğine kafayı takmış. Fizik ve beden güzelliği için trilyonları harcayan bu insanoğlu acaba ruh güzelliği için kaç kuruş harcıyor?

Sorumu biraz daha netleştireyim. Dünya’da kozmetik sanayine, makyaj endüstrisine harcanan para, bu alana yapoılan yatırımlar belki de onlarca trilyon tutar, ancak, insanın ruh güzelliği için ne kadar bütçe tahsis ediliyor? Bu ikisi arasında kıyaslanmayacak derecede uçurumlar vardır.

İnsanın ruhunun doğallığını koruması ve ruhunun doğuştaki gibi tertemiz kalması için neler yapılması gerekiyorsa o yapılmalıdır. Bu alana ne kadar para harcansa yeridir. Keşke ruh güzelliği için, insandaki ilim ve irfanı artırmak için trilyonlarca bütçe harcansa, bu tüm Dünya’nın mutluluğunu da beraberinde getirir.

Evet, doğallık ve sadelik üzerine çeşitli fikirler geliştirilebilir.

Doğallık ve sadelik denilince sizin aklınıza ne geliyor, bilmem. Doğallık ve sadelik denilince benim aklıma, “insanın asıl fıtratı, çocukların bakışları, meczupların davranışları, hayvanların bütün halleri, çiçekler, böcekler, ağaçlar, bitkiler, taş, ova, dağ, kırlar, güneş, ay, yıldızlar ve insan dışındaki diğer tüm varlıklar” aklıma geliyor. Gerçekten de insan dışındaki tüm varlıklar sade ve doğaldır. İnsana gelince iş değişiyor. İnsan da bebeklik ve çocukluklarında doğal ve sadedir. Ondan sonra durum değişiyor.

Bazen TV dizileri ve sinema filmleri izlerlerken filme “rol yapan sanatçıları” gördükçe herkes, “o artist nasıl da rol yapıyor, bravo” derken, ben de “nasıl da sadelikten ve doğallıktan uzaklaşıyor” diye düşünüyorum. Filmde oynayan her sanatçı ve artist o işi sanat gereği ya da daha açıkçası para için yapıyor. Ve kendinde olmayan şeyleri icra ediyor. Para için ağlıyor, rolü için kahkaha atıyor. Bu haller, o sahneler ben de “tiksinti uyandırıyor”. Ben rol gereği ve film için dahi “insanın kendisinde olmayan bir şeyleri sergilemesinden” nefret ediyorum. Çünkü ben tabi olanı ve doğal olanı seviyorum. Hermen belirteyim, şairlerin de yapmacık ve cafcaflı sözlerinden nefret ediyorum. Şairlerin kendisine olmayan şeyleri varmış gibi söylemelerinden tiksinti duyuyorum. Tabi olmak harika bir şey. Sade olmak en güzel bir durum. Doğal olmak çok hoş.

 

Şuara Suresi 224-226. ayetlerin meali şöyledir: “Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyarlar.  Baksana onlar her vâdide şaşkın şaşkın dolaşırlar.Ve onlar yapamayacakları şeyleri söylerler.” Şairlerin yapmayacakları şeyleri söylemeleri Allah tarafından hoş karşılanmıyor. Şairlerin şaşkın şaşkın her vâdide dolaşmaları (yani aslından uzaklaşmaları, yani sadelik ve doğallık dışına çıkarak abartılı şeyler söylemeleri)  Allah tarafından tenkit ediliyor ve ayette ayan-beyan eleştiriliyor. Burada eleştirilen esasında şairlerin şiarlarıdır. O şiar (yani o özellik) abartı, mübalaga ve kendinde olmayan şeyler söylemeleri ve yapmayacakları şeyleri bol keseden atmalarıdır. Gerçekten de şair denilince akla hep bu abartı ve bol keseden konuşan insan akla geliyor. Halbuki dosdoğru sözlü olan ve gerçekçilikten ayrılmayan şairler de var. Ancak bunlar azınlıktadır. Ancak şair denilince akla gelen daha çok ilk grupta anlatılan yani çoğunluk olarak atıp tutan, her vadide dolaşan, abartılı sözler söyleyen anlaşılıyor.

Doğallık ve sadelik üzerine görüş ve düşüncelerimi film artistlerinden şairlere kadar getirdim.Tekrar filmlere dönecek olursak, filmlerde ben o rol yapan artistlerden daha çok, film sahnelerinde bazen geçen at, kedi, köpek, ağaç, bitki ve taş gibi varlıklara daha sempati ve daha anlamlı bir gözle bakıyorum. Şu başrol oyuncusu rol yapıyor, ancak “şu ağaç ve hayvan çok tabi, olduğu gibi kendisini yansıtıyor” diye düşünüyorum.

Evet, dostlar, ben sadeliğe ve doğallığa o kadar önem veriyorum ki, filmlerde dahi rol yapılmasına ve sadelik ile doğallıktan uzaklaşılmasına tahammül edemiyorum. Güzellik ve samimiyet doğal ve sade olmaktadır.

Yazımı şu şiirimsi sözlerle noktalamak istiyorum:

“Doğal olan herşey güzeldir.

Doğal olan herşey özeldir.

Doğal olan herşey dikkat çeker.

Doğal olan herşey sevilir.

 

Güzel olmaya, özel olmaya çalışma.

Doğal ol yeter.

Bir çiçek gibi.

 

Dikkat çekmeye ve sevilmeye çalışma.

Sade kal yeter.

Bir bebek gibi.

 

Rol yapma.

Samimiyetten uzaklaşma.

Kendin ol yeter.

 

Çiçek gibi.

Bebek gibi.

Doğal ol.

Sade kal.”

 

Ahmet SANDAL

Yazarın Diğer Yazıları

  • MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI? - 20 Temmuz 2026
  • BİZİM SAĞCILAR BİRBİRİNİ KISKANIR! - 17 Temmuz 2026
  • HALUK LEVENT OLAYI VE ÇIKARTILMASI GEREKEN DERSLER - 14 Temmuz 2026
  • ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER - 13 Temmuz 2026
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDEKİ "AT GÖZLÜKLÜLER!" - 10 Temmuz 2026
  • NATO BİZİ KORUR MU? - 07 Temmuz 2026
  • "MÜKEMMELCİLİĞİ BIRAK, İYİYİ GERÇEKLEŞTİR." - 05 Temmuz 2026
  • TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET - 01 Temmuz 2026
  • SEVGİDE ÖZGÜRSÜN / SAYGIDA MECBURSUN - 28 Haziran 2026
  • AMACA GİDERKEN HER YOL MEŞRU MU? - 22 Haziran 2026
  • İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN'A BİR CEVAP - 18 Haziran 2026
  • ÂŞK-I MECAZİ'DEN ÂŞK-I HAKİKİ'YE - 15 Haziran 2026
  • SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK - 12 Haziran 2026
  • ZORLAŞTIRMAYIN HAYATI - 05 Haziran 2026
  • İSRAİL'İN ÖMRÜ MESELESİ - 01 Haziran 2026
  • BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ - 26 Mayıs 2026
  • TOPLUM MU? TOP/LUM MU? - 24 Mayıs 2026
  • BU ÜLKENİN KADİM VE DEĞİŞMEZ GERÇEĞİ: DEPREM - 20 Mayıs 2026
  • BELEDİYELER KAPATILMALI MI? - 17 Mayıs 2026
  • BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR - 12 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 53
Köşe Yazarları
Havva KARABACAK
Havva KARABACAK
BAŞARI BASKISI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL
MENEMEN SOĞANLI MI SOĞANSIZ MI? BİSİKLET TAYTLI MI TAYTSIZ MI?
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
HALİL HINAZ
TOPRAĞIMI, BAYRAĞIMI, VATANIMI VATANSIZ BIRAKANLARI ALLAH'A HAVALE EDİYORUM
Ahmet Süreyya DURNA
Ahmet Süreyya DURNA
IRAHAN KOKULU ANALARIMIZ
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
İLKER YİYEN
Andırın'da Bir "Okuma" Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Oğuz Karakoç
Oğuz Karakoç
Cahit Paköz ve KİPAŞ Eğitim Kurumlarının Başarısı
YUSUF POLAT
YUSUF POLAT
Şampiyonluk Sebahattin Şirin'e yazar 
Ramazan AYDIN
Ramazan AYDIN
Kahramanmaraş'ta inşaat sektörünün gidişatı!
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
BEKİR DOĞAN
**Yaptığın İşle Mutlu Olmak!**
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
Mustafa SAYLAK
HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Mehmet Akpınar
BİRLİKTE ÇALIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR…
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraşlılar Bornova'da Gönül Sofrasında Buluştu
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine İlişkin Açıklama
Kahramanmaraş Eczacılar Odası’ndan Sahte Reçete Operasyonu Haberine...
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
KSÜ 2025-2026 Akademik Yılı Mezunlarını Törenle Uğurladı
Ana Sayfa
GÜNCEL
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İLÇE
SİYASİ
EĞİTİM
SAĞLIK
SPOR
DÜNYA
DİN
BÖLGESEL
MEDYA
İNTERNET
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
MEDYA GAZETESİ - KahramanMaraş'ın Yerel ve Güncel Haber Siteniz
İsmet Paşa Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Basın Evi Girişi N: 27/1 Giriş Kat N: 18 Dulkadiroğlu/KAHRAMANMARAŞ
[email protected]
0 (344) 224-3472
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim