Bugun...
'' BABA NAMAZ KILANLAR CEMAATÇİ MI?''

AHMET SANDAL
sandalahmet@hotmail.com
facebook-paylas
 


“BABA NAMAZ KILANLAR CEMAATÇİ Mİ?” Evde, akşam yemeği sırasında 10 yaşındaki Oğlumun birden bire ve beklenmedik bir şekilde “Baba, namaz kılanlar cemaatçi mi?” sorusu haftalık köşe yazım için, birkaç gün önceden seçtiğim konuyu değiştirdi. Bu soru birden bire zihnimde soruların uçuşmasına ve yüreğimin sıkışmasına sebep oldu. Ve günlerdir kafamda oluşturduğum bu haftaki köşe yazımın konusunu da değiştirdi. İnternet sitelerine ve gazetelere gönderdiğim köşe yazılarımı genelde hayatın içerisinden seçerim ve rastladığım toplumsal sorunlara çözüm bulmak ve insanlarımızın dertlerine çare olmak maksadıyla bir şeyler yazmaya çalışırım. Hayatın içerisinden rastladığım ve müşahede ettiğim sorunları önce zihnimde birkaç gün tefekkür eder ve sonra köşe yazısı haline getiririm. Eğer Oğlum bu soruyu sormasaydı, bu haftaki köşe yazımın konusu “mecaz ve hakikat üzerine olacaktı.” Çünkü son günlerde gözlemlerinden birisi de insanlarımız maksat ile araç, mecaz ile hakikat, yol ile hedef arasında kafa karışıklığı yaşıyor. Bu hususta görüşlerimi açıklamak ve karınca kararınca insanımızı aydınlatmak üzere bir yazı yazacaktım. Ancak, Oğlumun “Baba, namaz kılanlar cemaatçi mi?” sorusu ruhumun dalgalanmasına ve düşüncelerimin bu hususta yoğunlaşmasına sebep oldu. “Baba, namaz kılanlar cemaatçi mi?” Manevi ve ruhsal bakımdan nasıl bir atmosfer içindeyiz ve ne büyük bir savrulma yaşıyoruz ki, 10 yaşındaki Canım Oğlum Abdurrahman, hiç de ilgili olmadığı ve yaşı da bu soruya müsait olmadığı hâlde, 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişim sonrasında toplumdaki cemaat ve benzeri tartışmalardan hasbelkader ve mecburen etkilenmiş. 15 Temmuz darbe girişimini yapan o meşum zihniyet ve o uğursuz ekip, ismine ister Paralel Devlet Yapılanması, ister FETÖ deyin, ister Amerika’nın uşakları deyin ne derseniz deyin, bu toplumda manen büyük savrulmalara ve dinimizin temel kavram ve değerlerinde büyük tahribata yol açtılar. O alçak ve hain FETÖ dolayısıyla, bazı dini kavramları dilimize dahi alamaz olduk. Artık cemaat diyemiyoruz. Artık hizmet diyemiyoruz. Artık himmet diyemiyoruz. Artık dini sohbet diyemiyoruz. Daha diyemediğimiz o kadar dini kavram var ki, buna neden olanlar hem Dünya’da ve hem de Ahirette mahv-ü perişan olsunlar. 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra insanların ve özellikle memurların bir kısmının camiye, mescide dahi gitmekten korktuğuna dair yakın çevremden sözler duyuyorum. Bu hususta elbette çok kimsenin benzer gözlemleri vardır. Bu nasıl bir iştir ki, toplumda din ve dine ait kavramlar artık yüksek sesle ifade edilemiyor? Bu nasıl bir durumdur ki, insanlar İslam’ın en önemli niteliği olan cemaat, hizmet ve himmet gibi hususlardan korkar oldular?  Nereye gidiyoruz? Ne oluyor bize? Bir çocuk şu soruyu nasıl sorabiliyor? “Baba, namaz kılanlar cemaatçi mi?” Gelin bu soruda geçen namaz ve cemaat kelimeleri üzerinden kısa bir değerlendirme gerçekleştirelim: “Namaz elbette cemaatle daha güzel ve daha huşu içerisinde olur. Cemaatle kılınan namaz daha sevap ve faziletlidir. Cemaat İslam’ın şiarıdır. Hepimiz İslam cemaatine tabiyiz. Allah bizleri İslam cemaatinden ayırmasın ve namaz cemaatine devam edenlerden eylesin.” Şimdi bu değerlendirmelerden sonra, sorudaki asıl kasta bakmamız gerekir. Oğlum çevresinden etkilenmiş, ya da arkadaşlarından duymuş veya TV’deki haber kanallarında her akşam bas bas bağıran ve hasbel kader kulak misafiri olduğu tartışmacılardan kafası karışmış ki, “Baba, namaz kılanlar cemaatçi mi?” diye sorabiliyor. Ey Büyük Allah’ım (cc) sen bize acı ve merhamet eyle. Ne hâllere geldik. İslam’ın en temel değerleri ve temiz kelimeleri ve asla üzerinde leke olması mümkün olamayacak kavramlarından korkar olduk. Bir Müslüman, nasıl İslam’ın en temel kavram ve kelimelerini diline almaktan korkar ya! Bu nasıl iş böyle? Bir Hıristiyan, vaftiz, katedral, kilise, havari ve benzeri kavramları söylerken hiçbir korku duymuyor da, biz neden “cemaat, hizmet, himmet ve benzeri temel kavramları” dilimize alamaz olduk. Neden? Elbette nedeni bellidir. Neden, kökü dışarıda ve malum güçler tarafından önce şişirilen ve sonra da bu Milletin başına bela edilen Fetullahçı Terör Örgütü’nün tezgâhından ve oyunundan kaynaklanıyor. Bu Milleti 40 yıl kandırdılar ve en sonunda da gerçek yüzleri ayan-beyan ortaya çıktı. Bu kirli, bu ABD uşağı insanların ne mal oldukları 17 Aralık 2013 tarihinde halkımızın ferasetli kısmı tarafından anlaşıldı. Ve geri kalan büyük çoğunluk da FETÖ denilen bu aşağılık, bu hain oluşumu 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra tanıdı. Tabi FETÖ denilen meşum oluşumu, kirli planları bu Millet tanımaya tanıdı, anlamaya anladı da, olan insanımızın zihnine ve ruhuna oldu. Kafalar karışık, zihinler bulanık ve ruhumuz karmaşık. Ne olacak hâlimiz? İslam’ın en temel kelime ve kavramlarını tekrar bu Milletin tamamı ne zaman korkmadan yine kullanmaya başlayacak? İşte asıl soru budur. Bir çocuk “Baba, namaz kılanlar cemaatçi mi?” diye soruyorsa bir Müslüman Ülkede, namaz kılanların sayısı nasıl çoğaltılacak ve gelecek nesiller nasıl namaz ehli olacak? Gel de çık işin içinden. Bilindiği üzere, zaten çocuklarımız ve gençlerimiz internet, cep telefonu, TV dizileri ve bilgisayarda sanal oyunlar sarmalı içerisinde manevi değerlerinden çoktandır koparılmış ve uzaklaştırılmış vaziyetteydi. Bir de bu sorunlara FETÖ’nün verdiği manevi zararlar ve ruhsal tahribat eklendi ki, çık çıkabilirsen işin içinden. İnşaallah, bu badire ve bu zor günler çarçabuk atlatılır da, başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere tüm insanımız tekrar İslam’ın temel kelime ve değerleriyle eskiden olduğu gibi engelsiz ve çekinmeksizin kucaklaşırlar. Allah hepimize o günleri tekrar yaşatsın. Amin. Ahmet SANDAL




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



9 + 4 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Haber sitemizi nasıl buldunuz?


YUKARI