Reklam
Bugun...
AKIL VE İZ'AN

AHMET SANDAL
sandalahmet@hotmail.com
facebook-paylas
 


1-

Hayatı yalnız akıl ile anlamaya çalışmayın, asıl olarak iz'an ile anlamaya çalışın. Akıl, Dünyada yaşananların ilim tarafına kabiliyetlidir. Halbuki Dünyada ilim olduğu kadar, ondan önce ve daha önemli olarak, hikmet de var. Akıl, ilmi bilse de hikmeti anlamaz. Dünyadaki yaşanan hadiselerdeki hikmeti anlamak için iz'an gerekir.

İlim için akıl, hikmet için iz'an şart. Bu ikisi birbirinden ayrılamaz. Ne ilim hikmetten ayrılır, ne de akıl iz'andan ayrılır.

2-

Akıl, Dünyada görünen ve somut şeyleri anlamaya kabiliyetlidir. İz'an ise Dünyada görünmeyen ve soyut şeyleri anlamaya elverişlidir. Akıl ile ahireti anlamak mümkün değildir, ahiret ancak iz'an ile anlaşılır. Akıl fizik aleminin (görünen şeylerin) sırlarını anlar ve fizik bilimini inkişaf ettirir. Gayb (metafizik) aleminin sırlarına ancak iz'an ve irfan ile vasıl olursun.

3-

Akıl, kader mevzunda çaresizdir ve işin sırrını çözemez. Aklın bataklığına saplanan kişi, "kader var ise ben niye sorumluyum" diye sorar. İz'an ile hareket eden kişi, "kader ve takdir var, ancak bundan önce de tedbir var diye düşünür". Akıl ve iz'an sahibinin düşüncesi şudur: "Tedbirin ardından gerçekleşen kaderdir."

4-

Birisine dua ederken, "Allah akıl versin" demeyin. "Allah akıl ve iz'an versin" diye dua edin. Akıllı insan, yalnız bu Dünyasını, bu Dünyadaki maddiyatı, bu Dünyadaki kazancını düşünür. Bu Dünyadaki azığı için kaygılanır. Halbuki, hem akıllı ve hem de iz'an sahibi olanlar, "hem bu Dünyayı, hem ahireti, hem maddiyatı, hem maneviyatı, hem Dünyadaki kazancını ve hem de Ahiretteki kazancını düşünür ve hem bu Dünya ve hem de Ahiret için azık biriktirir.

5-

Akıl, menfeat odaklıdır. Akıl, hep maddeyi ve ondan menfeatlenmeyi düşünür. Akıl, maddedeki menfeatin sebebi ve hikmetini düşünmez ve yalnızca faydalanmak ister. İz'an ise, maddedeki menfeatin sebebi ve hikmetini araştırır. "Bu verilen nimetlerin bir sebebi ve hikmeti olmalıdır" diye sorar ve araştırır. Sırf aklıyla hareket eden kişi, aldığı her şeyi kâr sayar. Halbuki, aklı ve iz'anı ile hareket eden kişi, aldığı şeylerin sorumluluk da getirdiğini hesaba katar.

6-

Şeytan, aklına güvenir. Akıldan sonra iz'ana ihtiyaç duymaz. Şeytan, akıldan sonra iz'ana ihtiyaç duysa idi, "Adem'e secde ederdi." Ve bu sayede kurtulanlardan olurdu.

Biz ise akıldan sonra iz'ana müracaat eder ve kurtuluruz. Sırf aklına güvenenler asla kurtulamazlar.

7-

Bir tesbite göre, Kur'an-ı Kerim'de 75 ayette akıldan bahsedilmektedir. Kur'an-ı Kerim'de "akıl sahipleri" şeklinde onlarca hitap vardır. Kur'an-ı Kerim'de "akıl sahipleri" denildiğinde de elbette kastedilen akıl ve iz'andır. Mesela, Zümer Suresinde "gerçek akıl sahipleri" diye bir tanımlama mevcuttur. Buradan dahi anlıyoruz ki, önemli olan basit akıl değil, gerçek akıldır. Gerçek akıl ise, ancak iz'an ile birlikte olur.

Kur'an-ı Kerim'de "akıl sahipleri" şeklinde ibare bulunan o ayetlerden birkaçını burada hassaten belirtelim:

Bakara Suresi 269. ayet: "Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl ve iz'an sahipleri düşünüp ibret alırlar"

Sa'd Suresi 29. ayet: "Sana bu mübarek Kitab'ı, âyetlerini düşünsünler ve aklı ve iz'anı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik."

Zümer Suresi 18. ayet: "O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler,sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Gerçek akıl ve iz'an sahipleri de onlardır."

8-

Belki başta yazmalı idik, burada yazalım. Akıl nedir? İz'an nedir? Kısaca tanımlayalım:

Akıl:

a-İnsanda bulunan düşünce, anlama ve tedbir alma, iyiyi ve kötüyü ayırdedebilme hassası, us. b-İdrak, bilip anlama, fehim, kavrayış, zekâ. c-Hafıza, hafıza kuvveti. d-Görüş, tedbir, rey. e-Düşünme, tefekür.

İz'ân:

a-Basiret, feraset, anlayış, kavrayış, akıl, zekâ. b- İtaat etme, dinleme, boyun eğme. c-İnanç, gönülden yönelme, gönülden inanma. d-Terbiye, edep.

 

Akıl ve iz’an hakkında gerçekleştirdiğimiz bu küçük fikir turunu, şu küçük şiirim ile bitirmek istiyorum:

 

“Akıl, akıl, akıl, gel şu gönlüme takıl.

Gönlüme takılmıyorsan, aradan çekil.”

 

İşin özü işte bu sözlerde gizlidir. Akıl, ancak kâlp ve gönül ile birlikte hareket ederse hem Dünyada ve hem de Ahiret mutluluğuna vesile olur, işte o zaman iz’an dediğimiz husus gerçekleşir, vesselam.

 

Ahmet SANDAL



Bu yazı 1506 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



4 + 8 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Haber sitemizi nasıl buldunuz?


YUKARI