Bugun...
Reklam
GÖZ GÖZÜ GÖRMEZ OLDU.

ABDULKADİR YILMAZ
abdulkadiryilmaz46@gmail.com
facebook-paylas
 


Şehrin kaderi ile içinde yaşayanların kaderi doğru orantılıdır. Şehir adabı ne kadar düzeltilirse kaliteli yaşama da o denli yaklaşırız. Ama son günlerde şehrimizin siyaset damarlarında çok ciddi tıkanmalar var.

Siyaset, çatışmayı çözmenin belirli bir yolu, mümkün olanın sanat olmasına rağmen, gerek bırakamadığımız eski alışkanlıklarımızdan olan ampirik gelenekler, gerekse siyasette diyalogun yerini monologun almasıyla, “temiz bir toplum yaratmanın yolunun temiz bir siyasetten geçer” şiarından uzaklaşan grafik izlemekteyiz.

Siyasetin çıkar temelli olması nedeniyle oksimoron olan önermelerin etkisiyle antik çağlarda gözlemlenen modası geçmiş “sopa ve buğdaydan” oluşan bir siyaset çizgisi izliyoruz.

Halk arasında siyasetin, yalancılık, sahtekârlık, ikiyüzlülük olarak tanımlanmasının önüne geçmek için bu tür yakıştırmalardan korumak için emek ve çaba sarf etmesi gerekenler, farkında olarak veya farkında olmadan tam aksine eylemlerle hipotezi teoriye dönüştürme yoluna hizmet ediyorlar. Bu gün siyasete en büyük öyle ya da böyle siyasetin içinde olanlar veriyor.

Sınırsız seçim özürlüğü safsatası içinde özgürlükle, aciziyetliği bağdaştırmaya çalışıyorlar sanki.

Siyasetin tek limanı ahlaktır, sözünü siyasetin uğramadığı tek liman ahlaktır a getirmeye çalışıyorlar.

Dalgalı ve oynak bir zemin üzerinde ilerlemenin de yolu dalgalı ve oynak olmak olmamalıdır.

Şehrimizde ne zamandan beri nefis uğruna dava satmak adamlık oldu. Mide bulandırıcı söylemler, kasetler, videolar bunlar siyasetin sefaleti olsa gerek.

Kendini millete hizmete adadığını söyleyenlerin, tek dertlerinin millet ve hizmet olmadığının açık bir göstergesidir, şehrimizde son günlerde olanlar.

Daha parti içerisinde birbirleriyle uzlaşamayanlar, kaldı ki milletin dertlerinin çözümü noktasında uzlaşabilsinler.

Bulunduğu parti içerisinde yapmış olduğu davranış ve söylemiş olduğu sözlerle partisine ve milletine zarar verenler var. Sosyal medyadan kendi seçmenine ver yansın edenler mi dersiniz? Kraldan çok kralcıların ileri geri konuştuklarına mı bakarsınız?

İşin en ilginç yanı ise bu duruma hiç kimsenin ses çıkarmaması, sen ister kabul et, ister etme ama içinde bulunduğun parti de gecesini gündüzüne katan yoğun emek sarf eden insanlar. Bari bu insanlara saygın olsun. Bari bu insanların emeğini zayii etme.

Kısacası görünenler gösteriyor ki, şehrimizde tüm davalar sahipsiz.

Dava dediğimiz şey para pulla ölçülmez, ihale alım satım işleriyle hiç ölçülmez,

Hele hele makam mevkii uğruna “kendini” pazarlama ile asla..!

ihale seven”, “para pul düşkünü”, “makam sevdalısı” gibi lakaplardan uzak kalan,” kaç yiğit delikanlı var ki?

Yürek lazım bu işe kardeşim yürek. Dava aşkı lazım. Hizmet aşkı lazım.

Lazım da lazım…

Mevkii uğruna “adam satan” utansın..

Mevkii uğruna kim kendini birilerine peşkeş çekiyorsa, o utansın..

Bu duruma dur demesi gerekenler de sus pus içindeler. Merkezin bu duruma bir an önce müdahale etmesi gerekir ki yoksa önü başka, arkası başka siyasetler ve siyasetçiler  görmemiz an meselesi.

Hoşça ve Dostça Kalın.

 



Bu yazı 1298 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



4 + 6 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Haber sitemizi nasıl buldunuz?


YUKARI