Reklam
Bugun...
B.E.C.E.R.E.M.İ. Y.O.R.U.Z

ABDULKADİR YILMAZ
abdulkadiryilmaz46@gmail.com
facebook-paylas
 


Ne kutlamasını, ne anmasını, ne sevinmesini ne de üzülmesini maalesef ki beceremiyoruz. Bir yere kadar çok güzel geliyoruz. Ama bir yerden sonra kayış kopuyor. Yapılan işler maksadını aşmaya başlıyor. Yapılan organizasyonlar hiç edilmeye çalışılıyor. Belki de kimsenin niyetinde kötülük ve garez yok ama ortaya çıkan sonuç içler acısı…

Kısa kısa özetlemek gerekirse, Vatan hizmeti için Asker yolcu ederken en büyük asker bizim asker naralarıyla havaya attığımız asker adayını yere düşürür öldürürüz. Düğünde maganda kurşunu ile damadı vururuz. Asker veya düğün konvoylarında ölümlü trafik kazalarına davetiye çıkarırız. Maç bitişlerinde taraftar döveriz. Bazen öldürürüz. Seçimlerde sandıklar sayılmaya başlandığında silahlar konuşmaya başlar. Bu örneklerin sonu gelmez. Vs. Vs.

 

Bu bahsettiğim örnekler biranda olup biten olaylar da değildir. Öncesinde gayet nizami ve samimi anlar vardır. Düğünlerde ve asker gecelerinde tüm eş dost akraba toplanmış herkes birbirinin sevincine ortak olmaya çalışıyor. Maç öncelerinde her iki takım taraftarları omuz omuza kardeşlik mesajları veriyor. Spikerler tamda yeşil sahalarda görmek istediğimiz görüntüler diyerek altını bile çiziyor. Dedim ya bir yere kadar çok iyiyiz. Ama bir yerden sonra kayışlar kopuyor. Düğünlerde gelin ve damat görünmeye başladığında, asker yolculuklarında otobüs terminaline varıldığında, maçlarda skor belli olduğunda bir anda tüm renkler soluyor. Güzelliklere dair ne varsa rafa kaldırılıyor. Sonrası malum.

 

En son hayal kırıklığını ise 15 Temmuz anma etkinliklerinde yaşadım. Bir yıl önce 246 Şehidimizin 2 bine yakın gazimizin ve tüm halkımızın milli iradeye ve demokrasisine sahip çıkarak, darbecilere darbe yaparak zaferle sonuçlandırdığı 15 Temmuz Anma etkinlikleri bir anda kutlamalara dönüştü. Şehitlerimizi yâd edeceğimiz, bizden sonraki nesillere Halkımızın kahramanlığını, kendi salasına koşan insanlarımızın yürekliliğini miras olarak aktaracağımızı sandığımız organizasyonlar biranda hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Anma etkinlikleri için şehirlere davet edilen sanatçılar ne zaman ki fasıla başladılar, işte orada kanımız dondu. Rezillik evet tam manasıyla rezillikti. Vücuduna 30 kurşun isabet etmiş Ömer Halis Demir gibi tüm şehitlerimize saygısızlıktı. Anma programı nasıl olurda kutlamaya döner ki. Hem 15 Temmuz’un neyi kutlanır ki. Birilerinin bizlere bir maneviyat borcu var. 15 Temmuz ruhunu nasıl olurda bir fasıla sığdırmak isterler.

 

Ne zaman ki camilerden sala sesleri duyulmaya başlandı, o anda tekrar irkildik. Hepimiz ağlamaklı olduk. Tam da işte aradığımız duygu dediğim de… on beş dakika sonra silahlar sıkılmaya, gençlerin patlak egzoz sesleri, drift yapmaya çalışan araçların yanık lastik kokusu her şeyi alt üst etti. Bu şımarıklık niye maksadınız ne. Bu neyin sevinci, resmen akıl tutulması yaşıyoruz. Bu olanları ne ile açıklayacağız. Kemiklerini sızlattığımız şehitleri anma olarak mı? yada sahip çıkmaya çalıştığımız demokrasi ve milli irade olarak mı? yoksa 15 Temmuz da vatansız kalma korkusu olarak mı?

 

Hoşça ve DOSTÇA Kalın…



Bu yazı 1247 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



3 + 1 =

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Haber sitemizi nasıl buldunuz?


YUKARI